Cumartesi, Haziran 10, 2017

Hamileyken hayalimde sadece güzel günler vardı. Her zaman mutlulukla yaşanacak günlerimiz olacağını düşlemiş, diş sancıları, hastalık zamanları, atak haftaları, sendromlar, bencillik dönemleri, hiç de hesaba kattığım şeyler değildi. Hep gülüp oynayacağımızı, ben dur deyince duracağını, ne söylersem anlayacağını, uyku zamanında sorunsuz pat diye uyuyacağını düşünmüştüm. :) Ne büyük hayaller, ahahah... Ne büyük saflık... ;))



Meğer işler pek de böyle hayallede ki gibi tozpembe yürümüyormuş. Hayaller ve hayatlar lafı tam da bana göreymiş. Bade doğduğunda hiç sorun yaşamadım. Ilk bir sene rüya gibiydi. Ikinci 1 sene ise yeni yürüme zamanı olduğu için düşecek korkuları ve konuşmaya yeni başladığı için de onu anlama, derdimi de anlatma çabaları, diş sancıları ile geçti. Şuan üçüncü 1 senenin içindeyiz ve inanın o kadar çok şey değişti ki hayatımızda. Genel olarak tablomuz muhteşem. Tam da hayalimde ki gibi... Ama, öyle zamanlar yaşıyoruz ki bazen, ben bile halime şaşırıyorum. Bade'nin gelişimine, yaptıklarına, söylediklerine şaşırıyorum.

Şuan tam 31 aylık ve bu sıralar, işine geldiğinde seviyor, işine gelmediğinde yerden yere vuruyor bizleri. Bir kaç haftadır ben de bu durumdan nasibimi alıyorum. Ne zor ve ne tuhaf bir duyguymuş....

Bade'nin ağzından dökülen " seni çok seviyorum anneciğim, sen çok güzelsin annecim, seni istiyorum annecim, sen benim herşeyimsin annecim" gibi cümleler içimi eritip beni dünyanın en mutlu insanı yaparken, onun işine gelmeyen bir şey yaptığımda söylediği "seni istemiyorum, seni sevmiyorum, sen git, benden uzak dur." gibi cümleleri ise, içimi yakıp kavuruyor, beni kahrediyor. Buna da alışmak lazımmış.

Bu aylar için normal bir tavır olduğunu bilsem de bana acayip dokunuyor. Geçecek dediler, beklemedeyim. Geçsin, beni hep sevsin. Çünkü ben, ne olursa olsun onu hep sevecegim...

Post a Comment:

Tüm Yorumlar